Mükemmeliyetçilik Nedir
Mükemmeliyetçilik, kişinin kendisi için aşırı yüksek standartlar belirlemesi ve kusursuzluk arayışında olmasıdır. Bireyin zihninde yarattığı mükemmel versiyona ulaşma arzusudur. Genelde “ Hata yapmamalıyım.” “Yeterince iyi olmak yetmez, en iyisi olmalı.” “Eksik olursa başarısız sayılırım.” gibi düşüncelerle kendini gösterir. Bazen kişi mükemmeliyetçiliği disiplinli ve başarılı olma gibi algılayabilir. Günümüzde başarı kavramı, performans ve toplumsal beklentilerin artmasıyla birlikte daha görünür hale gelmiştir. Mükemmeliyetçilik, başarılı ve disiplinli görünmeye katkı sağlasa bile, aşırı mükemmeliyetçilik ruh sağlığını olumsuz yönde etkileyerek kaygı bozuklukları, depresyon, özgüven problemleri ve tükenmişlik yaratabilir.
Belirtiler :
Hata yapmaya karşı yoğun korku duymak: Mükemmeliyetçilikten muzdarip olan bir birey, hata yapmaya karşı aşırı korku duyar. Çünkü yapılan en küçük bir hatayı bile büyük bir başarısızlık olarak değerlendirebilir. Bu nedenle sürekli dikkatli olmaya çalışır ve kusursuz davranma baskısı hisseder. Hata yapma düşüncesi kaygı, stres ve yetersizlik hissi yaratır. Bu korku zamanla bireyin davranışlarını da negatif etkiler. Yeni deneyimlerden kaçınma, risk almama ya da yapılan işleri sürekli kontrol ederek tamamlamakta zorlanma görülebilir. Bazı bireylerde “mükemmel olmayacaksa hiç başlamayayım” düşüncesi sebebiyle erteleme davranışları ortaya çıkabilir. Ayrıca hata yapmaya karşı duyulan aşırı korku, bireyin özgüvenini zedeler. Kendi değerini yalnızca başarısıyla ilişkilendirmesine neden olabilir.
Sürekli kendini eleştirmek : Kendini sürekli eleştirmek, mükemmeliyetçiliğin en belirgin özelliklerindendir. Elde edilen başarıları çoğunlukla yeterli görmez. Başarılı bir sonuç elde etse bile küçümseme eğilimindedir. “Daha iyisini yapabilirdim” ya da “Yeterince iyi değildi.” gibi düşünceler geliştirme eğilimindedir. Birey kendi değerini başarılarına bağladığı için en küçük bir hatada bile kendini değersiz hissedebilir. Kendine yönelik yoğun öz eleştiri yapması zamanla özgüvenini ve benlik saygısını olumsuz etkileyebilir. Bunun sonucunda kaygı, stres ve mutsuzluk düzeyi artarken bireyin yaşamdan aldığı doyum azalır.
İşleri “tam mükemmel olmadı” diye bitirememek : Hatasız olma arzusu kişiyi kısır döngüye sokarak ilerlemesini engeller. Birey yaptığı işi yeterince kusursuz bulmadığı için tamamlamakta zorlanır. Her ayrıntısının eksiksiz olması gerektiğine inanır. Sürekli düzeltme yapma ihtiyacı hisseder. Buna rağmen yaptığı çalışmaların da yeterince iyi olmadığı düşüncesine kapılır. Bu durum bireyin aynı iş üzerinde fazla zaman harcamasına neden olur. Sorumluluklarını zamanında yerine getirememesine yol açar. Böylece birey akademik, mesleki ya da sosyal hayatında zorlanmalar yaşar. Sürekli aynı iş üzerinde uğraşmak kişinin kendini yetersiz hissetmesine neden olarak stres düzeyini artırır.
Gerçekçi olmayan yüksek hedefler belirmek : Birey çoğu zaman kendi kapasitesini ve mevcut koşullarını göz ardı ederek kendisine gerçekçi olmayan hedefler oluşturur. Bu hedefler “ en iyi olmak”, “hiç hata yapmamak” gibi yüksek beklentiler içerir. Kişi kendi belirlediği bu standartları karşılayamadığında yoğun bir hayal kırıklığı yaşar. Kendini başarısız biri olarak değerlendirir. Gerçekçi olmayan hedefler belirlemek, bireyin sürekli daha fazlasını yapması gerektiği düşüncesini pekiştirir.Elde edilen başarılar yeterli olarak algılanmaz.Bu durum, başarıdan duyulan memnuniyeti azaltır. Bireyin stres düzeyini artırarak zamanla tükenmişlik hissetmesine yol açar.
Başkalarının düşüncesine aşırı önem vermek: Bireyin çevresindeki insanların kendisi hakkındaki düşüncelerine ve değerlendirmelerine aşırı önem vermesi beğenilme, onay ve takdir ihtiyacı ile ilişkilidir. Bu nedenle eleştirilmekten kaçınır.Hata yapmanın başkaları tarafından olumsuz değerlendirilebileceği düşüncesiyle yoğun kaygı yaşar. Sürekli başkalarının beklentilerini karşılamaya odaklanır. Kendi istek ve ihtiyaçlarını geri plana atar. Çevresindekileri memnun edebilmek için aşırı çaba gösterir. Bireyin özgüveni zedelenir ve karar verme süreçleri zorlaşır.
Mükemmeliyetçiliğin İki Türü:
Mükemmeliyetçilik, psikolojide uyumlu (sağlıklı) ve uyumsuz (sağlıksız) olmak üzere 2 türde ele alınır.
Uyumlu (sağlıklı) Mükemmeliyetçilik : Uyumlu mükemmeliyetçilikte birey kendisi için yüksek, ancak ulaşılabilir hedefler belirler. Başarıyı elde edebilmek için çaba gösterir ancak hata yapmayı öğrenme sürecinin bir parçası gibi kabullenebilir. Başarısızlık durumunda, kendini değersiz hissetmek yerine gelişim fırsatı olarak değerlendirebilir. Bu tür yaklaşım, bireyin motivasyonu artırır ve psikolojik iyi oluş halini destekler.
Uyumsuz (sağlıksız) Mükemmeliyetçilik : Uyumsuz mükemmeliyetçilikte birey gerçekçi olmayan beklentiler içine girer. Kusursuz olma zorunluluğu hisseder. En küçük hatayı dahi başarısızlık olarak nitelendirir. Sürekli başarısız olma korkusu, stres, kaygı ve erteleme davranışları gibi problemlere yol açabilir. Bu durum bireyin psikolojisini etkileyerek yaşam kalitesini düşürür.
Mükemmeliyetçilikle Başa Çıkmaya Yönelik Öneriler:
Mükemmeliyetçilik kavramı aslında tamamen ortadan kaldırılması gereken bir özellik değildir. Burada önemli olan, bireyin yüksek standartlarını korurken hata yapmayı ve eksikliklerini kabul edebilmeyi bilmesidir. Bu doğrultuda aşağıdaki önerilerimizi dikkate alabilirsiniz.
Gerçekçi ve Ulaşılabilir Hedefler Belirleyin: Kusursuz olmayı beklemek yerine mevcut koşullarınıza ve kapasitenize uygun hedefler oluşturmak önemlidir. Küçük ve ulaşılabilir hedefler belirlemek motivasyonunuzu artırarak başarısızlık hissinin azalmasına yardımcı olacaktır.
Hataları Öğrenme Fırsatı Olarak Değerlendirin: Hata yapmak hayatın doğal bir parçasıdır. Her hata bireyin kendini geliştirebilmesi için bir fırsattır. Yapılan hataları yetersizlik değil, öğrenmenin bir parçası olarak değerlendirmek sağlıklı bir bakış açısı kazandıracaktır.
Kendinize Karşı Şefkatli Olmaya Çalışın : Başarısızlık durumunda kendinizi sert bir dille eleştirmek yerine destekleyici ve anlayışlı bir tutum benimsemeye çalışın. Bir arkadaşınıza davrandığınız kadar kendinize de anlayışlı ve nazik olabilmeyi deneyin.
Yeterince “iyi”yi Kabul Edin : Her yapılan işin kusursuz olması gerekmediğini kendinize hatırlatın. “Yeterince iyi” bir sonuç elde edebilmek amacına hizmet eden, işlevsel ve tamamlanmış olanı kabul edebilmektir. Yeterince iyi yaklaşımı, sizin psikolojik iyi oluşunuzu destekleyecektir.
Başarılarınızı Takdir Edin :Yalnızca eksik taraflarınıza odaklanmak yerine elde ettiğiniz başarılarınızı da fark edin. Kendinizi takdir etme alışkanlığı edinin. Bu tür yaklaşım benlik saygınızı güçlendirecektir.
Gerektiğinde Profesyonel Destek Almaktan Çekinmeyin : Mükemmeliyetçilik, sağlıksız bir hal aldığında günlük yaşamı, ilişkileri ya da işlevselliği olumsuz yönde etkileyecektir. Bu durumda bir uzmandan psikolojik destek almak faydalı olacaktır. Profesyonel destek, yaşadığınız zorluklarla daha sağlıklı başa çıkabilmenize ve yaşam kalitenizin artmasına yardımcı olur. Özellikle bilişsel davranışçı terapi tekniğiyle, mükemmeliyetçi düşünce kalıplarının fark edilmesi ve değiştirilmesinde etkili olacaktır.
Psikolog Funda Buharalı, Antalya Psikoterapi, Psikoterapi Merkezi Antalya.
