telefon0242 311 44 33

Dürtü Kontrol Bozukluğu Nedir

Bireyin kendisine ya da çevresindekilere zarar verme ihtimali olan davranışlarını kontrol edememesi ile karakterize olan psikiyatrik bozukluğa “ dürtü kontrol bozukluğu” denir.

Artan içsel gerilim, dürtüye direnememe ve davranış sonrası geçici rahatlama döngüsü mevcuttur. Dürtü kontrol bozukluğundan muzdarip olan bir birey, kendisi ya da bir başkası için zararlı olduğunu bildiği bir eylemi gerçekleştirme dürtüsüne karşı koyamaz. Problemli olan cinsel davranışlar, aşırı alışveriş, kumar, ateş yakma, hırsızlık ya da saç yolma gibi zarar verici davranışları içeren dürtüleri kontrol etmekte zorluk çeker. Dürtü kontrol bozuklukları hırsızlık, fiziksel şiddet ya da herhangi bir mülkün tahribatına yol açan davranışları içerdiği için bu bozukluklar, genellikle hem kişiye hem de çevresindekilere büyük zarar verir. Bu eylemler artan bir gerilim sonrasında gerçekleştirilir. Kişi, yanlış davranışlar sergiledikten sonra kısa süreli bir rahatlama yaşar. Bu davranışlar sergilenmediğinde öfke hali mevcuttur. Plansız ve ani hareket eder. Ancak davranıştan sonra gelen rahatlama hissi geçince pişmanlık, utanç ve suçluluk duyguları eşlik eder.

DSM-5 göre “Yıkıcı, Dürtü ve Denetimi ve Davranım Bozuklukları” başlığı altında ele alınır.

1.Aralıklı Patlayıcı Bozukluk : Orantısız, tekrarlayan sözel ya da fiziksel saldırganlık patlamalarıdır.

2.Kleptomani : Maddi değeri önemsiz olan ve ihtiyaç duyulmadığı halde eşyaları çalma dürtüsüne karşı koyamamadır.

3.Piromani: Kasten ve tekrarlayıcı bir şekilde yangın çıkarma durumudur.

4.Karşıt Olma Karşıt Gelme Bozukluğu: En az altı ay devam eden öfkeli, karşıt ya da düşmanca tutum içeren davranışlar.

5.Davranım Bozukluğu: Başkalarınn haklarını ve toplumsal kuralları yok sayan, ihlal edici ve tekrarlayıcı davranışlar bütünüdür.

6.Antisosyal Kişilik Bozukluğu: Kişilik bozuklukları bölümünde yer alsa da, davranım bozukluğunun erişkin formu olarak görülür.

Dürtü kontrol bozukluklarının ortak özelliği ise; dürtüye karşı koyamama, davranış öncesinde artan gerilim, davranış sırasında gelen rahatlama ve sonrasında pişmanlık duyulmasıdır. Planlı değil ani gelişen davranışlardır. Dürtü kontrol bozukluğu ile dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu benzer semptomlar gösterse bile her ikisi de farklı davranış bozukluğu kategorisinde ele alınır.

Dürtüselliğin Temel Özellikleri:

Bilişsel Özellikler : Birey, ani karar verir. Gelecek yerine “şimdi” odaklı davranır. Bu nedenle yanlış davranışlarının uzun vadeli sonuçlarını hesaba katamaz. Risk algısında bozulma mevcuttur. Olasılığı küçümser ya da zarar ihtimalini yok sayar. Alternatifleri değerlendirmeden seçim yapar. “ Bir kereden bir şey olmaz”, “Zaten ihtiyacım vardı.” gibi bilişsel çarpıtmalar yaparak kendini haklı gösterir.

Duygusal Özellikler: Birey yoğun duygulanım altında hareket eder. Öfke patlamaları görülür. Engellenme, gecikme, belirsizlik ya da hayal kırıklığı karşısında yoğun rahatsızlık hisseder ve bu duyguyu düzenlemekte güçlük çeker. Hızlı yükselen öfke, sabırsızlık, yoğun huzursuzluk, gerilim artışı ve çabuk hayal kırıklığı mevcuttur. Davranış sonrası suçluluk ve pişmanlık gözlenir.

Davranışsal Özellikler : Fiziksel ya da sözel olarak saldırganca davranışlar görülebilir. Kontrolsüz harcama, riskli cinsel davranış, ilişkilerde ani kopuşlar, iş bırakma ya da görevi yarım bırakma, madde kullanımı, kumar oynama ve kendine zarar verme davranışları görülebilir.

Dürtü Kontrol Bozukluğunun Nedenleri:

Dürtü kontrol bozukluğunun gelişiminde tek bir belirleyici etken yoktur. Birçok kişide birden fazla etkenin birleşmesiyle risk oluşturduğu görülür. Biyolojik yatkınlık, psikolojik etkenler ve çevresel faktörlerin etkisiyle gelişebilir.

Biyolojik Nedenler : Bireyin genetik yapısı, beyin yapısı ve nörokimyasal süreçleri dürtü kontrol bozukluğuyla ilişkilidir. Aile bireylerinde bulunan benzer psikiyatrik bozukluklar genetik yatkınlık riskini artırır. Preforontal korteksin yeterince etkili çalışmaması, limbik sistemin hızlı ve yoğun tepki vermesi beynin işlevlerinden kaynaklanan nedenlerdendir. Serotonin dürtü kontrolünde önemli bir rol oynar. Serotonin düşüklüğü, dürtü kontrolünde zayıflığa neden olur. Düşük serotonin düzeyi saldırganlığa ve dürtüsel davranışların artmasına yol açar. Dopamin, ödül ve haz sistemini düzenler. Dopamin artışı, haz ve ödül arayışının artmasına yol açar. Yüksek dopamin, risk alma ve anlık haz arayışını artırır. Bu durum nörotransmitter dengesizliğinden kaynaklanır. Ailedeki antisosyal davranış öyküsü, dürtüsellik ve madde kullanımı genetik yatkınlıktan kaynaklanan nedenlerdendir.

Psikolojik Nedenler: Bireyin kişilik özellikleri, duygu düzenleme becerileri ve bilişsel süreçleri dürtü kontrol bozukluğu gelişimindeki psikolojik nedenlerle ilişkili olmasıdır. Bireyin engellenmeye ya da hayal kırıklığına tahammül edememesi dürtüsel davranmasına neden olabilir. Öfke, stres ve yoğun duyguları kontrol etmekte zorlanabilir. Bu durum duygusal düzenleme güçlüğüyle ilişkilidir. Hızlı karar verme, sonuçları düşünmeden hareket etme eğilimi gibi dürtüsel kişilik özelliğiyle bağlantılıdır. Dürtüsel davranışların ardından gelen kısa süreli haz veya rahatlama hissi bazı bireylerin ödül arayışına girerek bu tehlikeli davranışları tekrarlamasına neden olabilir. Ayrıca, erken çocukluk döneminde yoğun strese maruz kalma, travmatik yaşantılar, güvensiz bağlanma ve problem çözme becerisinin zayıf olması dürtü kontrol bozukluğuna yol açabilir.

Çevresel Nedenler : Bireyin içinde bulunduğu aile, sosyal çevre ve yaşam deneyimlerinin dürtü kontrol becerisini etkilemesiyle ilişkilidir.Aile içindeki tutarsız ebeveyn davranışları önemli bir rol oynar.Ev içindeki kuralların bazen uygulanıp bazen uygulanmadığı durumlarda çocukta sınır algılasının zayıflamasına neden olur.Çocuğun davranışlarına yönelik yeterli yönlendirme olmaması da dürtü kontrol becerisinin gelişimini zorlaştırır.Aile içindeki sürekli tartışma ve çatışma ortamının bulunması da saldırgan ve dürtüsel davranışlara neden olabilir.Ayrıca aile içinde ihmal ya da istismar edilmiş çocukların davranış kontrolü zayıftır.Aile içindeki kontrolsüz ve riskli ebeveyn davranışlarını rol model alan çocuklarda dürtü kontrol bozukluğu gelişme ihtimalinin arttığı görülmektedir.Özellikle ergenlik dönemindeki riskli ve baskıcı akran grupları da dürtüsel davranışların gelişmesine neden olabilir.Şiddet içeren riskli davranışların toplum içinde ya da medyada normalleştirilmesi dürtü kontrolünü olumsuz etkileyebilir.

Tedavi Yöntemleri:

Dürtü kontrol bozukluğunun tedavisindeki en etkili yöntem psikoterapidir. Davranışın şiddeti, bozukluğun türü ve eşlik eden psikiyatrik durumlar ele alınarak seanslar planlanır. Terapideki amaç, kişinin dürtülerini fark etmesini sağlamak, kontrol edebilme becerisini geliştirmek ve altta yatan psikolojik süreçleri ele almaktır. Dürtü ile davranış arasına zaman koyabilme üzerine çalışılır. Duygu düzenleme becerisinin geliştirilmesi hedeflenir. Bireyin alternatif baş edebilme stratejileri öğrenmesi desteklenir. Sosyal işlevselliğinin artırılması amaçlanır. Bilişsel davranışçı terapi ekolü tedavide en etkili yaklaşımlardan biridir. Ayrıca dürtü kontrol bozukluğuna eşlik eden depresyon, ADHD ve madde kullanımı gibi başka rahatsızlıklar var ise değerlendirmek gerekir. Hekimin gerekli bulduğu vakalarda ilaç tedavisi ile desteklenebilir. Çocuk ve ergenlerde erken tanı önemlidir. Nüksetme riski yüksek olduğu için uzun süreli takip gerekir.

Psikolog Funda Buharalı, Psikoterapi Antalya, Psikoterapist Antalya.