Apotemnofili Nedir

apotemnofiliVücudunuzdaki herhangi bir uzvunuzdan rahatsızlık duyduğunuz oldu mu? Ya da hiç kör olmak istediniz mi? Kolum olmasa daha mutlu olurum diye hiç düşündünüz mü? Engelli bir bireyin hayatına sahip olmayı istediniz mi? İşte tüm bu karmaşık soruların cevapları” apotemnofili” isimli psikolojik rahatsızlıktır. Apotemnofili, dünyada çok nadir görülen bir psikolojik hastalıktır. İstenmeyen uzuvlar olarak adlandırılır. Bu yazımızda apotemnofili rahatsızlığına dair tüm detayları sizlerle paylaşmaya çalışacağız.

Vücut bütünlüğüne ilişkin kimlik bozukluğu olarak tanımlanan bu rahatsızlık, kişinin vücudundaki sağlıklı bir uzvunu kendine ait hissedememesi ve varlığından rahatsızlık duymasıdır. Kişi rahatsızlık duyduğu uzvuyla birlikte kendini engelli gibi hisseder. Bu uzvunun kendisini çirkinleştirdiğini düşünür. Hatta o uzvundan kurtulmayı düşünür ve ampütasyon yapılmasını ister. Bu düşünceyle birlikte sürekli istemediği uzvuna zarar verme davranışlarında bulunabilir. Bu zararı da sanki kazayla olmuş imajı yaratır. Örneğin; bu hastalıktan muzdarip olan kişiler istemediği o uzvuna sert aletlerle zarar verebilir ya da kesmeye çalışabilir. Kendine zarar vermekten korkan bireyler ise, o bölgeyi yok sayarak ve sanki o uzvu hiç yokmuş gibi hareket ederek davranır.Kişi her ne kadar o uzvundan kurtulmak istese de kendini hayattan koparmaz ve bu durum onun suisid düşüncelere girmesine yol açmaz. Sadece yaşadığı bu psikolojik sorunu etrafındakilerle paylaşırken zorluk çekebilir ve ciddi sorunlar yaşayabilir. Bu hastalıktan muzdarip olan kişilerin akli dengesi yerindedir. Günlük hayatlarında normal ilişkiler kurabiliyor, aile hayatı yaşayabiliyor, sosyal ilişkilerine ve işlerine devam edebiliyorlar. Sadece toplumsal normlara uyum sağlamakta güçlük çekebilirler. Çünkü toplumun beden algısı ve beklentileriyle baş edebilmekte zaman zaman zorlanabilirler. Bu nedenle kişinin kendisine destek olan bir çevre edinebilmesi sosyal hayatında büyük bir önem taşır.

Bu hastalık, kişiyi kendi istediğini yapabilecek bir cerrah arayışına iter. Çünkü kişi rahatsız olduğu uzvunu kesecek bir uzman arayışına girer. Hatta bu hastalıktan muzdarip olan kişi doktorlara, o uzvunun nereden itibaren kendine ait olmadığını ve nereden itibaren kestirmek istediğini kesin bir çizgiyle belirtebilir.Fakat tıp dünyası, bu durumu etik olarak uygun bulmaz ve desteklemez. İhtiyaç olmadığı halde hiç kimsenin sağlıklı bir uzvunun ampüte edilmesine izin vermez.

Genellikle bu hastalık, çocukluk ve ergenlik döneminde ortaya çıkıyor. Çocukluk döneminde beden bütünlüğüyle ilgili yaşanan olumsuz deneyimler, aile yaşantısı ve toplum baskısı aptemnofiliye sebep olabiliyor. Çocukluk döneminde yaşanan travmaların da apotemnofili gelişmesinde büyük rolü vardır. Hastalığın tanısı hızlı bir şekilde koyulsa da tam olarak nedeni bilinmemekte. Oldukça karmaşık bir rahatsızlık olan apotemnofilinin, yapılan araştırmalarda psikolojik ve nörolojik kökenli bir rahatsızlık olduğu görülüyor. Beyin yapısındaki bazı bölgelerin işlev bozukluğundan kaynaklandığı düşünülmekte. Bu durum beden bütün algısını negatif etkilediği için, bu psikolojik rahatsızlığın nörolojik faktörlerden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Beyin görüntüleme çalışmalarında apotemnofili hastalığından muzdarip olan kişilerde vücut bütünlüğü ve beden imajıyla ilgili beynin bazı bölgelerinde farklılıklar saptanmıştır. Ayrıca, apotemnofili rahatsızlığı, beden dismorfik bozukluğuyla da (kişinin görünüşünde algıladığı bir kusuru saplantı haline getirmesi ) ilişkili olabilir.

Bir kişinin vücudunda herhangi bir bölgesini istememe durumu fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir ruh sağlığı profesyonelinden destek alınması ve tedaviye başlanması önerilir. Bu rahatsızlığın tedavisinde kişinin psikolojik destek alması büyük önem taşır. Tedavide psikoterapi ve ilaç tedavisi birlikte kullanılır. Apotemnofiliyle birlikte depresyon, anksiyete ve takıntı bozukluğu gibi psikiyatrik hastalıkların semptomlarının hafifletilebilmesi için psikoterapi yöntemleri kullanılır ve hekimin uygun gördüğü ilaçlarla tedavi desteklenir. Bilişsel davranışçı terapi başta olmak üzere psikanalitik terapi, kabul ve kararlılık terapisi gibi çeşitli terapi yöntemleri birlikte kullanılır. Bunun yanı sıra, grup terapileri de tedaviye dahil edilebilir. Psikoterapide, apotemnofiliye ilişkin düşünceleri ve davranışları anlamak ve bunların değiştirilmesi üzerinde çalışılır. Terapide, kişinin sağlıklı düşünce kalıpları geliştirmesi hedeflenir.

Psikolog Funda Buharalı.

Antalya Psikoterapist, Psikoterapi Merkezi Antalya.